Solda bir kapı gördük, kapıya yöneldik. İçerde saçları neredeyse hiç zarar görmemiş bir mumya vardı ve ben ondan çok korktum. Annem beni dışarıya çıkardı, ona bakmadan geçebileceğimi anlattı. Beni kucağına aldı, yüzümü göğsüne sakladım ve mumyanın yanından geçtik:) O odanın içinde bir de, ağlayan kadınlar lahdi vardı. Bu lahit, M.Ö.4. yüzyılda, Saydalı bir zengin için yapılmış bir lahitmiş ve iskender lahiti ile birlikte bulunmuş. Ağlayan kadınlar lahdinin dış yüzünde, 18 aglayan kadin kabartması var. Bunlarin herbiri ayri durusta ve degisik hareketlerde gösterilmis. Bazısı ayakta, bazısı oturan bu kadınlariı yüzlerindeki hüzün çok etkileyicidir.Bu lahdi yapanın kim olduğu bilinmiyormuş. Ama bence çok usta.
Lahdin kapagi, düz bir tavan gibi. Kapağın iki yaninda cenaze alayi, kaidenin etrafinda da, av sahneleri yer alyor. veeeeee; ağlayan kadinlar ve iskender lahitleri, İstanbul Arkeoloji Müzesi'nin en değerli eserleridir ve dünyanin hiçbir müzesinde, bunlardan daha güzel ve iyi korunmuş lahit yoktur.

3 yorum:
sevgili achileus,
bu anınızı pek iyi hatırlıyorum:)
hatta sizi içeri girmeye ikna etmek için, demiştim ki' aaa, sen arkeolog olmak istemiyor muydun.'..:)sizinle gezmediğimiz müze kalmadı. ama dediğiniz doğru, en güzeli arkeoloji müzesiydi.
sevgiler.:)
Çok mutlu oldum seninle tanıştığıma, Achileus.. Ne kadar güzel bir merak bu.. Tarihe bakmak geleceği çözmektir; sen bunu çok önceden öğrenmişsin.. Bravo sana..
Üniversiteden hocam; 'gelecek nesilden çok umutluyum' derdi hep.. Haklıymış..
Görüşmek üzere, çok çok sevgiler..
çok teşekkür ederim. çok mutlu oldum. sitenizi çok beğeniyorum.
Yorum Gönder